Taşıma Hukuku

Taşıma hukuku, bir eşyanın ya da yolcunun bir yerden başka bir yere götürülmesi taahhüdünden doğan hak ve yükümlülükleri düzenler. Ticari hayatta çoğu zaman arka planda kalan bu ilişki, yük hasar gördüğünde, kaybolduğunda veya geç teslim edildiğinde birdenbire teknik bir hukuki soruna dönüşür.

Bu tür bir uyuşmazlıkta ilk belirlenmesi gereken şey, olaya hangi kuralların uygulanacağıdır. Yükün karayoluyla mı, denizyoluyla mı, havayoluyla mı taşındığı, taşımanın Türkiye sınırları içinde mi yoksa sınır aşan bir taşıma olarak mı yapıldığı ve taraflar arasında hangi belgenin düzenlendiği; sorumluluğun kapsamını, ispat yükünü, tazminatın üst sınırını ve uyuşmazlığın hangi mercide görüleceğini doğrudan değiştirir. Bu sayfa, taşıma hukukunun işleyişini genel hatlarıyla açıklamak ve büromuzun bu alandaki çalışma kapsamını göstermek amacıyla hazırlanmıştır.

Karayolu taşımasında sorumluluk

Türkiye içinde yapılan karayolu taşımaları, Türk Ticaret Kanunu’nun taşıma işlerine ilişkin hükümlerine tabidir. Eşyanın teslim alındığı yer ile teslim için belirlenen yerin iki ayrı ülkede bulunması ve bu ülkelerden en az birinin âkit devlet olması hâlinde, Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi (CMR) uygulanır. Türkiye bu sözleşmeye taraf olduğundan, Türkiye çıkışlı veya varışlı sınır aşan karayolu taşımalarının büyük bölümü CMR kapsamına girer. CMR devreye girdiğinde iç hukukun genel kuralları değil, sözleşmenin kendi sorumluluk düzeni geçerli olur.

Her iki düzende de taşıyıcı, eşyayı teslim aldığı andan gönderilene teslim ettiği ana kadar geçen sürede doğan ziya, hasar ve gecikmeden sorumludur. Bu sorumluluk yalnızca kusur esasına değil, eşyanın taşıyıcının hâkimiyetinde bulunmasına dayanır. Taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için mevzuatta sayılan kurtuluş hâllerinden birini ispatlaması gerekir; eşyanın kendi yapısından kaynaklanan bozulma, yetersiz ambalaj, gönderenin talimatı veya kaçınılması mümkün olmayan bir olay bu hâller arasında sayılır.

Uyuşmazlığın merkezinde çoğu zaman taşıma senedi (CMR taşımalarında CMR belgesi) yer alır. Bu belge; eşyanın taşıyıcıya hangi durumda teslim edildiğine, tarafların kim olduğuna ve kararlaştırılan şartlara ilişkin karine oluşturur. Senede konulan çekinceler ile teslim sırasında tutulan tespit tutanakları, sonraki aşamada ispatın büyük bölümünü belirler. Mevzuat ayrıca taşıyıcının ödeyeceği tazminat bakımından azami sınırlar öngörür; taşıyıcının kastı veya ağır kusuru bulunan hâllerde bu sınırlardan yararlanılamaz.

Denizyoluyla taşımada sorumluluk

Deniz taşımaları, Türk Ticaret Kanunu’nun deniz ticaretine ayrılmış kitabında ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. İlişki burada çoğunlukla navlun sözleşmesi üzerinden kurulur; geminin tamamının ya da bir bölümünün tutulduğu çarter sözleşmeleri ile parça yük taşımaları farklı sonuçlar doğurur.

Deniz taşımasının ayırt edici belgesi konişmentodur. Konişmento hem taşıma sözleşmesinin ve yükün teslim alındığının ispatına yarar, hem de kıymetli evrak niteliğiyle yükün teslimini isteme hakkını temsil eder; devredilmesi yük üzerindeki hakkı da devreder. Bu nedenle konişmentonun içeriği, üzerine konulan çekinceler ve varsa yabancı mahkeme veya tahkim kaydı, uyuşmazlığın seyrini en baştan belirler.

Deniz hukuku ayrıca yalnızca bu alana özgü kurumlar içerir: müşterek avarya, çatma, kurtarma, gemi alacaklısı hakkı ve deniz alacakları bakımından geminin ihtiyati haczi bunların başında gelir. Geminin ihtiyati haczi, alacağın tahsili yönünden etkili ancak teknik kurallara bağlı bir yoldur ve hızlı hareket edilmesini gerektirir.

Havayolu taşımasında sorumluluk

Uluslararası hava taşımalarında, Türkiye’nin taraf olduğu Montreal Sözleşmesi uygulanır. Sözleşme; yolcunun ölümü veya yaralanmasından, bagaj ve yük zararlarından ve gecikmeden doğan sorumluluğu birlikte düzenler. Belirli bir tutara kadar taşıyıcının kural olarak kurtulamayacağı bir sorumluluk öngörmesi, hava taşımasını diğer türlerden ayırır. Yurt içi hava taşımaları bakımından ise Türk Sivil Havacılık Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri gündeme gelir.

Hava taşımasında bagaj ve yük zararlarının belirli süreler içinde ve yazılı olarak taşıyıcıya bildirilmesi gerekir; bu bildirimin yapılmaması talep hakkı bakımından ağır sonuçlar doğurabilir. Uçuş iptali, rötar ve bağlantı kaybı gibi durumlarda ayrıca Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün yolcu haklarına ilişkin düzenlemesi değerlendirilir.

Zarar doğduktan sonra izlenen yol

Bir taşıma zararında sürecin sonucunu belirleyen aşama çoğu zaman dava değil, teslim anıdır. Hasarın teslim sırasında tespit edilmesi, tutanağa geçirilmesi, kayıt altına alınması ve taşıyıcıya usulüne uygun biçimde ihbar edilmesi, sonraki bütün adımların dayanağını oluşturur. Taşıma hukukunda ihbar külfetleri ve zamanaşımı süreleri genel hükümlere göre kısadır; kaçırılmaları doğrudan hak kaybına yol açar.

Zararın karşılanmasında birden fazla ilişki iç içe geçebilir: gönderen ile taşıyıcı arasındaki taşıma sözleşmesi, taşıyıcının sorumluluk sigortası ve yük sahibinin emtia sigortası aynı olayda devreye girebilir. Emtia sigortacısı tazminatı ödediğinde sigortalının haklarına halef olur ve taşıyıcıya rücu eder; bu nedenle poliçe kapsamının ve halefiyet ilişkisinin baştan doğru kurulması önem taşır.

Türk Ticaret Kanunu’ndan kaynaklanan ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Taşıma uyuşmazlıklarının önemli bölümü bu kapsama girdiğinden süreç çoğu zaman arabuluculuk aşamasıyla başlar.

Büromuzun çalışma kapsamı

  • Taşıma, nakliye komisyonculuğu ve lojistik hizmet sözleşmelerinin hazırlanması ile mevcut sözleşmelerin gözden geçirilmesi
  • Taşıma senedi, CMR belgesi, konişmento ve hava yük senedi gibi belgelerin incelenmesi, çekince ve tespit tutanaklarının değerlendirilmesi
  • Yükün ziyaı, hasarı ve geç teslimi nedeniyle doğan tazminat taleplerinin taşıyıcıya, acenteye veya sigortacıya yöneltilmesi
  • Taşıyıcı aleyhine açılan davalarda savunmanın yürütülmesi ve sorumluluk sınırlarına ilişkin itirazların ileri sürülmesi
  • Sigorta şirketleriyle yürütülen hasar dosyası süreçleri ile sigortacının halefiyete dayalı rücu taleplerinin takibi
  • Deniz alacakları bakımından geminin ihtiyati haczi, müşterek avarya ve çatmadan kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki destek
  • Havayolu taşımalarında bagaj ve yük zararları ile gecikmeden doğan taleplerin değerlendirilmesi
  • Taşıma ve navlun alacaklarının icra takibi yoluyla tahsili ve ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk sürecinin yürütülmesi

Sık sorulan sorular

Yük hasar gördüğünde taşıyıcı her durumda sorumlu olur mu?
Hayır. Taşıyıcının sorumluluğu eşyayı teslim aldığı anda başlar, teslim ettiği anda sona erer ve bu sürede doğan zarardan kural olarak sorumludur. Ancak mevzuat; eşyanın kendi niteliğinden kaynaklanan bozulma, yetersiz ambalaj, gönderenin talimatı ve kaçınılamayacak olaylar gibi kurtuluş hâlleri öngörür. Bu hâllerin varlığını ispat yükü taşıyıcıdadır.

Teslim sırasında fark edilmeyen bir hasar için sonradan başvurulabilir mi?
Dıştan belli olmayan hasarlarda, belirli bir süre içinde yazılı ihbar yapılması hâlinde talep hakkı korunur. Bu süreler taşıma türüne ve uygulanacak mevzuata göre değişir ve kısadır. İhbarın gecikmesi, eşyanın sağlam teslim edildiği yönünde karine doğmasına yol açabilir; bu nedenle hasar fark edilir edilmez yazılı bildirimde bulunulmalıdır.

Yük sigortalıysa taşıyıcıya ayrıca başvurmak gerekir mi?
Emtia sigortası yük sahibinin zararını daha hızlı karşılayabilir, ancak taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Sigortacı ödemeyi yaptıktan sonra sigortalının haklarına halef olur ve taşıyıcıya rücu eder. Poliçe kapsamı dışında kalan veya muafiyet nedeniyle karşılanmayan kalemler bakımından doğrudan taşıyıcıya başvurulması gündeme gelir.

Uluslararası bir taşımada uyuşmazlık hangi mercide görülür?
Yetkili mahkeme, uygulanacak uluslararası sözleşmenin yetki hükümleri ile taraflar arasındaki anlaşmaya göre belirlenir. Konişmento, taşıma şartnamesi veya çerçeve sözleşmelerde yabancı mahkeme ya da tahkim şartı bulunması sık rastlanan bir durumdur. Bu nedenle belgeler, talep ileri sürülmeden önce incelenmelidir.

İlgili hizmet alanlarımız

Taşıma ilişkilerinde talimat ve teyitlerin büyük bölümü yazışma yoluyla verildiğinden, bu yazışmaların ispat değeri de önem taşır: Hukuk davalarında WhatsApp yazışmaları delil olur mu?

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Somut durumunuz için bir avukata başvurunuz.

Hukuki durumunuzu kısaca aktarın; uygun bir görüşme zamanı için size dönüş yapalım.
İletişime geçin