Hukuk davasında WhatsApp yazışması ve Yargıtay kararı — dijital delil incelemesi

Hukuk Davalarında WhatsApp Yazışmalarının Delil Niteliği

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararları ışığında hukuk davalarında dijital delil — Dijital Deliller Serisi: Bölüm 2

Kısa cevap: Hukuk davalarında WhatsApp yazışmaları, HMK m.199 kapsamında “belge”; şartları oluştuğunda HMK m.202 kapsamında “yazılı delil başlangıcı” sayılır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararlarına göre bu yazışmalar tek başına hüküm kurmaya yetmez; delil değeri, gerçekliğinin teknik olarak doğrulanmasına ve banka dekontu, tanık gibi diğer delillerle desteklenmesine bağlıdır. Mesaj silinmiş ve teknik olarak doğrulanamıyorsa yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmez.

Bu yazı, serinin ikinci bölümüdür. Konunun genel çerçevesi ve HMK m.199 için Bölüm 1: WhatsApp Yazışmaları Mahkemede Delil Olur mu? yazımızı okuyabilirsiniz.

Hukuk Davalarında WhatsApp Yazışmaları ve İspat

Hukuk yargılamasında ispat faaliyeti, tarafların iddia ve savunmalarını hukuken kabul edilebilir delillerle ortaya koymasına dayanır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte uyuşmazlıkların önemli bir kısmında taraflar, klasik yazılı belgeler yerine WhatsApp yazışmalarını, elektronik posta kayıtlarını veya diğer dijital iletişim araçlarını mahkemeye sunmaktadır. Bu durum, dijital yazışmaların hangi koşullar altında delil olarak kabul edileceği sorusunu uygulamanın en önemli tartışma konularından biri hâline getirmiştir.

Her ne kadar Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesi elektronik verileri “belge” kavramı içerisinde değerlendirmiş olsa da, uygulamada asıl tartışma bu belgelerin hangi ispat gücüne sahip olduğu noktasında yoğunlaşmaktadır. Özellikle WhatsApp yazışmalarının tek başına hüküm kurmaya yeterli olup olmadığı, yazışmaların doğruluğunun nasıl tespit edileceği ve ekran görüntülerinin ne ölçüde güvenilir kabul edileceği hususları Yargıtay kararlarıyla şekillenmeye başlamıştır.

Son yıllarda verilen kararlar birlikte incelendiğinde, Yargıtay’ın konuya ilişkin istikrarlı bir yaklaşım geliştirdiği görülmektedir. Bu yaklaşım üç temel ilke üzerine kuruludur:

  1. WhatsApp yazışmaları HMK m.199 kapsamında belge niteliğindedir.
  2. Belirli şartlar altında HMK m.202 kapsamında yazılı delil başlangıcı oluşturabilir.
  3. Ancak bu yazışmaların delil değeri, gerçekliğinin teknik olarak doğrulanmasına ve diğer delillerle desteklenmesine bağlıdır.

Bu ilkeler, aşağıda incelenecek Yargıtay kararları aracılığıyla daha somut hâle gelmektedir.

WhatsApp Yazışmaları “Belge” Niteliğinde midir?

WhatsApp yazışmalarının hukuki niteliğine ilişkin en önemli içtihatlardan biri, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/8590 Esas, 2023/1325 Karar sayılı ilamıdır.

Uyuşmazlık, araç satışından kaynaklanan bir alacak ilişkisine dayanmaktadır. Davacı, araç bedelini banka aracılığıyla açıklamalı şekilde gönderdiğini, taraflar arasındaki WhatsApp yazışmalarının da bu hukuki ilişkiyi doğruladığını ileri sürmüştür. Dosyada ayrıca tanık anlatımları ile araç satıcısının beyanları da bulunmaktadır.

Yargıtay, kararında önemli bir tespitte bulunarak WhatsApp yazışmalarının HMK m.199 kapsamında belge niteliğinde olduğunu, ayrıca şartları oluştuğu takdirde HMK m.202 kapsamında yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Kanaatimizce bu kararın önemi, WhatsApp yazışmalarını ilk kez delil olarak kabul etmiş olmasından değil; bu yazışmaların hukuki niteliğini sistematik biçimde açıklamış olmasından kaynaklanmaktadır. Daire, elektronik yazışmaları klasik anlamda senet yerine koymamış; buna karşılık uyuşmazlığın ispatına katkı sağlayan elektronik belgeler olarak değerlendirmiştir.

Kararın dikkat çeken diğer yönü ise hükmün yalnızca WhatsApp mesajlarına dayandırılmamış olmasıdır. Yargıtay; banka dekontlarını, tanık beyanlarını ve araç satıcısının anlatımlarını birlikte değerlendirerek sonuca ulaşmıştır. Böylece dijital yazışmaların tek başına değil, diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde güçlü bir ispat aracı oluşturabileceği açıkça ortaya konulmuştur.

Bu yaklaşım, uygulamada sıkça dile getirilen “WhatsApp mesajı varsa dava kazanılır” şeklindeki yaygın kanaatin hukuki karşılığının bulunmadığını göstermektedir. Asıl önemli olan, dijital yazışmaların dosya kapsamındaki diğer delillerle uyum içerisinde olup olmadığıdır.

Yazılı Delil Başlangıcı Kavramı ve WhatsApp Yazışmaları

WhatsApp yazışmalarının hukuk davalarındaki ispat gücünü anlayabilmek için “yazılı delil başlangıcı” kavramının üzerinde durmak gerekir.

HMK’nın 202. maddesinde düzenlenen yazılı delil başlangıcı, tek başına kesin ispat gücü taşımayan; ancak iddia edilen hukuki ilişkinin varlığını kuvvetle muhtemel gösteren belge niteliğindeki verilerdir. Böyle bir delilin bulunması hâlinde mahkeme, normal şartlarda dinlenemeyecek tanıkları dinleyebilir ve ispat faaliyetini diğer delillerle tamamlayabilir.

Yargıtay’ın son yıllardaki kararları incelendiğinde, WhatsApp yazışmalarının çoğu zaman bu kapsamda değerlendirildiği görülmektedir. Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken husus, her ekran görüntüsünün otomatik olarak yazılı delil başlangıcı sayılmadığıdır.

Yazışmanın taraflar arasında gerçekleştirildiğinin, içeriğinin değiştirilmediğinin ve karşı tarafça gönderildiğinin belirlenebilmesi gerekir. Aksi takdirde dijital verinin ispat gücü önemli ölçüde zayıflayacaktır.

Gerçekliği İspatlanamayan Yazışmalar Delil Niteliği Taşır mı?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/287 Esas, 2023/1549 Karar sayılı ilamı, dijital delillerin güvenilirliği bakımından önemli bir dönüm noktasıdır.

Bu olayda davacı, iddiasını desteklemek amacıyla WhatsApp yazışmalarının çıktısını dosyaya sunmuştur. Ancak mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde söz konusu mesajların davacının telefonunda bulunmadığı tespit edilmiş; davacı da mesajları daha önce sildiğini kabul etmiştir.

Bu durumda Yargıtay, mesajların gerçekten davalı tarafından gönderildiğinin teknik olarak doğrulanamadığını belirterek, söz konusu yazışmaların yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğine karar vermiştir.

Kanaatimizce bu karar, dijital deliller bakımından “güvenilirlik” ilkesini öne çıkarmaktadır. Çünkü elektronik ortamda oluşturulan bir ekran görüntüsü, teknik inceleme ile doğrulanamadığı sürece tek başına kesin bir ispat vasıtası olarak kabul edilemez. Aksi yöndeki bir yaklaşım, kolaylıkla değiştirilebilen dijital içeriklerin yargılama sürecini yönlendirmesine neden olabilir.

Dolayısıyla Yargıtay’ın burada korumaya çalıştığı değer yalnızca ispat kolaylığı değil, aynı zamanda adil yargılanma hakkıdır.

Diğer Delillerle Desteklenen WhatsApp Yazışmaları

Yargıtay’ın konuya ilişkin yaklaşımı, 2024 yılında verdiği bir başka kararda daha açık biçimde ortaya konulmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/5059 Esas, 2024/3232 Karar sayılı ilamında; taraflar arasındaki WhatsApp yazışmalarında borç ilişkisini doğrulayan ifadelerin bulunduğu, buna ek olarak banka dekontlarının da dosyada yer aldığı görülmektedir.

Yüksek Mahkeme, bu iki delilin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, yazışmaların HMK m.199 ve m.202 kapsamında yazılı delil başlangıcı oluşturduğunu kabul etmiş; bu nedenle tanık dinlenmesi gerektiğini ifade ederek ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.

Bu karar, uygulamada önemli bir ilkeyi ortaya koymaktadır: Dijital yazışmalar çoğu zaman tek başına değil; banka kayıtları, ödeme dekontları, sözleşmeler, tanık anlatımları veya diğer belgelerle birlikte değerlendirildiğinde yüksek ispat gücü kazanır.

Yargıtay’ın Benimsediği Ölçütler

İncelenen kararlar birlikte değerlendirildiğinde, Yargıtay’ın WhatsApp yazışmalarının delil niteliğini belirlerken şu ölçütleri esas aldığı görülmektedir:

  • Yazışmaların hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması,
  • Mesajların gerçekten karşı tarafça gönderildiğinin belirlenebilmesi,
  • Yazışmaların teknik incelemeyle doğrulanabilir olması,
  • Yazışmaların bütünlüğünün korunmuş olması,
  • İçeriğin diğer delillerle uyum göstermesi,
  • Gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılması,
  • Banka kayıtları, dekontlar, sözleşmeler veya tanık beyanları gibi ek delillerle desteklenmesi.

Bu kriterler birlikte değerlendirildiğinde, Yargıtay’ın dijital delillere temkinli ancak teknolojik gelişmeleri de dikkate alan bir yaklaşım benimsediği söylenebilir. Başka bir ifadeyle, WhatsApp yazışmaları hukuk yargılamasında önemli bir ispat aracıdır; ancak bu önem, yalnızca mesajın varlığından değil, güvenilirliğinin ortaya konulabilmesinden kaynaklanmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Hukuk davasında WhatsApp yazışması delil olur mu?

Evet. WhatsApp yazışmaları HMK m.199 kapsamında belge, şartları oluştuğunda HMK m.202 kapsamında yazılı delil başlangıcı sayılır. Ancak tek başına hüküm kurmaya yetmez; diğer delillerle desteklenmesi ve gerçekliğinin doğrulanması gerekir.

Yazılı delil başlangıcı ne demektir?

HMK m.202’ye göre yazılı delil başlangıcı, tek başına kesin ispat gücü taşımayan ama iddia edilen hukuki ilişkiyi kuvvetle muhtemel gösteren belgedir. Böyle bir delil varsa mahkeme, normalde dinlenemeyecek tanıkları dinleyebilir.

Silinen veya telefonda bulunmayan WhatsApp mesajı delil olur mu?

Kural olarak hayır. Yargıtay 3. HD 2023/287 E. sayılı kararında, mesajların telefonda bulunmadığı ve teknik olarak doğrulanamadığı için yazışmalar yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmemiştir.

WhatsApp yazışması tek başına davayı kazandırır mı?

Hayır. Yargıtay kararları, dijital yazışmaların banka dekontu, ödeme kaydı, sözleşme veya tanık gibi diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde yüksek ispat gücü kazandığını göstermektedir.

Yargıtay WhatsApp yazışmalarında hangi ölçütlere bakıyor?

Hukuka uygun elde edilmesi, karşı tarafça gönderildiğinin belirlenmesi, teknik incelemeyle doğrulanabilir olması, bütünlüğünün korunması, diğer delillerle uyumu, gerektiğinde bilirkişi incelemesi ve ek delillerle desteklenmesi.

Ekran görüntüsü tek başına yeterli midir?

Her ekran görüntüsü otomatik olarak yazılı delil başlangıcı sayılmaz. Yazışmanın taraflar arasında gerçekleştiği, içeriğinin değiştirilmediği ve karşı tarafça gönderildiği belirlenebilmelidir.

Özet ve Değerlendirme

Hukuk davalarında WhatsApp yazışmaları, HMK m.199 kapsamında belge ve HMK m.202 kapsamında yazılı delil başlangıcı olabilecek güçlü bir ispat aracıdır. Ancak Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararları, delil değerinin mesajın varlığına değil, güvenilirliğinin ortaya konulabilmesine bağlı olduğunu göstermektedir: yazışma teknik olarak doğrulanabilmeli, bütünlüğü korunmalı ve dosyadaki diğer delillerle uyum içinde olmalıdır. Serinin bir sonraki bölümünde ceza yargılaması ve Anayasa boyutunu ele alacağız.

Alacak veya ticari uyuşmazlığınızda WhatsApp yazışması mı var? Dijital delillerin doğru sunulması, çoğu zaman davanın sonucunu belirler. Yazışmalarınızın delil değeri ve dosyanıza özel strateji için CYA Hukuk ile iletişime geçin.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlığınız için bir avukata başvurunuz.

Scroll to Top