Sigorta, gerçekleşmesi belirsiz bir riskin mali sonuçlarının, önceden kararlaştırılan bir prim karşılığında sigortacıya devredilmesine dayanır. Bu yapısı nedeniyle sigorta uyuşmazlıklarının büyük bölümü, bir zararın meydana gelip gelmediğinden çok, meydana gelen zararın poliçenin teminatı içinde kalıp kalmadığı ve ödenecek tazminatın nasıl hesaplanacağı noktasında toplanır.
Alanın kendine özgü bir diğer yönü, uyuşmazlığın hangi yoldan çözüleceğine göre farklı ön koşulların devreye girmesidir: Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilmesi için sigortacıya önceden başvurulmuş olması aranırken, mahkeme yolunda uyuşmazlığın türüne göre dava şartı arabuluculuk ya da zorunlu sigortalara özgü ayrı hükümler gündeme gelir. Bu aşamaların sırasının veya sürelerinin gözden kaçırılması, esasen haklı olan bir talebin dahi usul yönünden sonuçsuz kalmasına yol açabilir.
Bu sayfa, sigorta uyuşmazlıklarının işleyişini genel hatlarıyla açıklamak ve büromuzun bu alandaki çalışma kapsamını göstermek amacıyla hazırlanmıştır.
Poliçe ve teminat kapsamı
Sigorta ilişkisinin çerçevesini poliçe ile ona ekli genel ve özel şartlar çizer. Bir talebin değerlendirilmesinde ilk bakılan belge de budur: teminatın konusu, teminat dışında bırakılan hâller, muafiyetler ve sigorta bedeli bu metinlerde yer alır.
Uygulamada sigortalar iki temel ayrım üzerinden ele alınır:
- Zorunlu sigortalar — mevzuatın yaptırmayı zorunlu kıldığı sigortalardır. Karayolları trafik mevzuatı kapsamındaki zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası), zorunlu deprem sigortası ve bazı meslek grupları için öngörülen zorunlu sorumluluk sigortaları bu gruptadır. Bunlarda teminatın kapsamı büyük ölçüde genel şartlarla belirlenmiştir.
- İsteğe bağlı sigortalar — kasko, işyeri ve konut sigortaları, sağlık, hayat, ferdi kaza ve nakliyat sigortaları gibi tarafların iradesiyle kurulan sigortalardır. Burada özel şartlar ve poliçeye eklenen klozlar belirleyici olur.
Sözleşmenin kurulması aşamasında sigorta ettirenin, sigortacının sorduğu hususlara doğru yanıt verme ve riski etkileyecek nitelikteki bilgileri bildirme yükümlülüğü bulunur. Bu yükümlülüğün ihlal edildiği iddiası, hasar aşamasında sigortacının en sık başvurduğu savunmalardan biridir. Benzer şekilde sigorta bedelinin sigorta değerinin altında belirlenmiş olması (eksik sigorta), ödenecek tazminatın oransal olarak azalması sonucunu doğurabilir.
Riziko gerçekleştiğinde: ihbar ve hasar tespiti
Riziko gerçekleştiğinde sigortalının durumu sigortacıya bildirme yükümlülüğü doğar. Bildirimin gecikmesi, artan zarar bakımından tazminatın indirilmesi gibi sonuçlara yol açabileceğinden, ihbarın yazılı ve kayıt altına alınabilir biçimde yapılması önem taşır.
Bildirimin ardından sigortacı hasar dosyasını açar ve genellikle bir sigorta eksperi görevlendirir. Eksper raporu, zararın niteliğini ve tutarını tespit etmeye yönelik teknik bir belgedir; ancak bağlayıcı bir yargı kararı değildir ve içeriğine itiraz edilebilir.
Bu aşamada delillerin korunması belirleyicidir. Kaza tespit tutanağı, olay yeri fotoğrafları, kamera kayıtları, tanık bilgileri, tedavi ve sağlık kayıtları ile onarım öncesinde alınacak tespitler, sonraki aşamada tazminatın ispatını doğrudan etkiler. Delillerin kaybolma ihtimali bulunan hâllerde mahkemeden delil tespiti istenmesi de mümkündür.
Trafik kazalarından doğan talepler
Sigorta uyuşmazlıklarının uygulamadaki ağırlık merkezini trafik kazaları oluşturur. Kazadan sonra gündeme gelebilecek başlıca talepler şunlardır:
Araç hasarı ve değer kaybı. Onarım giderlerinin yanı sıra, aracın usulüne uygun biçimde onarılmış olmasına rağmen piyasa değerinde meydana gelen azalma da ayrı bir zarar kalemi olarak talep edilebilir. Aracın ekonomik olarak onarılamaz hâle geldiği durumlarda ise değerlendirme farklı bir esasa göre yapılır.
Bedensel zararlar. Yaralanmalı kazalarda tedavi giderleri, çalışma gücündeki geçici veya sürekli kayıp ve buna bağlı kazanç kaybı talep edilebilir. Sürekli maluliyet iddiasında, oranın yürürlükteki engellilik değerlendirmesi mevzuatına göre yetkili sağlık kuruluşundan alınacak raporla belirlenmesi gerekir; bu rapor tazminat hesabının temelini oluşturur.
Ölümlü kazalar. Desteğini yitiren yakınlar bakımından destekten yoksun kalma tazminatı gündeme gelir.
Burada dikkat edilmesi gereken iki sınır vardır. Birincisi, sigortacının sorumluluğu kural olarak poliçe teminat limitiyle sınırlıdır; limiti aşan zarar için kazaya sebebiyet verenlere ve işletene karşı talep yöneltilmesi gerekebilir. İkincisi, manevi tazminat talepleri zorunlu trafik sigortası teminatının dışında kalır ve sorumlulara yöneltilir. Ayrıca aynı olay nedeniyle taksirle yaralama veya ölüme sebebiyet verme suçlarından bir ceza soruşturması da yürüyor olabilir; bu iki süreç birbirinden bağımsız ilerlese de aynı maddi vakıalara dayanır.
Uyuşmazlığın çözüm yolları
Sigortacının talebi reddetmesi, kısmen ödeme yapması veya başvuruyu yanıtsız bırakması hâlinde uyuşmazlık doğmuş sayılır. Bu noktada birden fazla yol bulunur:
Sigortacıya başvuru. Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilmesi için öncelikle sigortacıya yazılı olarak başvurulmuş olması ve talebin reddedilmiş ya da öngörülen süre içinde karşılanmamış olması aranır (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30). Mahkemede dava açılması bakımından ise genel bir ön başvuru şartı bulunmamakla birlikte, zorunlu mali sorumluluk sigortasına ilişkin ayrı düzenleme ile ticari ve tüketici uyuşmazlıklarındaki dava şartı arabuluculuk ayrıca gözetilmelidir. Başvurunun ve sigortacının cevabının belgelenmesi her hâlde önem taşır.
Sigorta Tahkim Komisyonu. Sigortacılık mevzuatıyla kurulan bu yapı, sigorta uyuşmazlıklarına özgü bir alternatif çözüm yoludur. Komisyona başvurulabilmesi kural olarak ilgili sigorta kuruluşunun sisteme üye olmasına bağlıdır; zorunlu sigortalardan doğan uyuşmazlıklar bakımından bu şarta ilişkin istisna öngörülmüştür. Uyuşmazlık hakem veya hakem heyeti tarafından karara bağlanır; belirli koşullarda karara karşı itiraz yolu öngörülmüştür.
Arabuluculuk ve dava. Sigorta kuruluşuna karşı açılacak ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görevli ve yetkili mahkeme ise talebin dayanağına ve davalının sıfatına göre değişir; bu nedenle davanın yöneltileceği kişilerin baştan doğru belirlenmesi gerekir.
Rücu ve menfi tespit. Zarar görene ödeme yapan sigortacının sorumluya rücu etmesi, ya da kendisinden talepte bulunulan kişinin borçlu olmadığının tespitini istemesi de bu alanın sık karşılaşılan uyuşmazlıklarındandır.
Sigorta hukukunda zamanaşımı süreleri sözleşmenin türüne ve talebin dayanağına göre farklılık gösterir. Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açtığından, uyuşmazlığın doğduğu andan itibaren gecikilmemesi önemlidir.
Büromuzun çalışma kapsamı
- Poliçe ve genel/özel şartların incelenerek teminat kapsamının değerlendirilmesi
- Hasar ihbarı, hasar dosyasının takibi ve eksper raporlarına karşı itirazların hazırlanması
- Sigorta şirketine yapılacak yazılı başvuruların hazırlanması ve yazışmaların yürütülmesi
- Araç değer kaybı, hasar bedeli ve kasko uyuşmazlıklarında talep ve dava süreçlerinin yürütülmesi
- Trafik kazalarından doğan maluliyet, iş göremezlik ve destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin takibi
- Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuru ve itiraz süreçlerinin yürütülmesi
- Zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde ve sonrasında açılacak davalarda temsil
- Sigortacının rücu talepleri ile menfi tespit ve istirdat uyuşmazlıklarında hukuki destek
Sık sorulan sorular
Sigorta şirketi talebimi reddetti, doğrudan dava açabilir miyim?
Sigorta uyuşmazlıklarında önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve talebin reddedilmiş ya da yanıtsız kalmış olması aranır. Bu adım tamamlandıktan sonra, uyuşmazlığın niteliğine göre Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir veya arabuluculuk aşamasının ardından dava açılabilir.
Aracım onarıldı, yine de değer kaybı isteyebilir miyim?
Aracın onarılmış olması, piyasa değerinde kaza nedeniyle meydana gelen azalmayı ortadan kaldırmaz. Bu azalma ayrı bir zarar kalemi olarak değerlendirilir. Talebin sonucu, aracın yaşı, kilometresi, hasarın niteliği ve önceki kayıtları gibi somut verilere göre belirlenir.
Kusurlu olduğum kazada kendi aracımın hasarını sigortam karşılar mı?
Zorunlu mali sorumluluk sigortası, sigortalının üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına alır; kendi aracındaki hasarı kapsamaz. Bu hasarın karşılanması, kasko gibi isteğe bağlı bir sigortanın ve o poliçenin teminat kapsamının bulunmasına bağlıdır.
Eksper raporundaki tutara katılmıyorum, ne yapabilirim?
Eksper raporu teknik bir tespit belgesidir, kesin hüküm değildir. Rapora karşı itiraz edilebilir, tahkim veya yargılama aşamasında bilirkişi incelemesi yaptırılabilir. Bu nedenle onarım öncesinde hasara ilişkin fotoğraf ve belgelerin saklanması önem taşır.
İlgili hizmet alanlarımız
- Ceza Hukuku — trafik kazalarında paralel yürüyen taksirle yaralama ve ölüme sebebiyet verme soruşturmaları
- Taşıma Hukuku — nakliyat sigortaları ve taşıma sırasında doğan hasar sorumlulukları
- İcra ve İflas Hukuku — tahkim kararlarının ve ilamların icra yoluyla takibi
- İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku — iş kazalarından doğan tazminat talepleri ve ferdi kaza sigortaları
Sigortacıyla yürütülen yazışmaların ispat değeri konusunda Hukuk Davalarında WhatsApp Yazışmalarının Delil Niteliği başlıklı yazımız da yararlı olabilir.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Somut durumunuz için bir avukata başvurunuz.
Hukuki durumunuzu kısaca aktarın; uygun bir görüşme zamanı için size dönüş yapalım.
İletişime geçin
