Tehdit, tek bir suç gibi görünse de kanun ikiye ayırır: neyle tehdit edildiği, hem cezayı hem de şikayetin gerekip gerekmediğini değiştirir. Bu ayrım karıştırıldığında şikayet süresi kaçırılabilir ya da hiç gerekmediği hâlde şikayet beklenir. Aşağıda TCK m.106‘yı, uzlaştırma rejimini ve nitelikli hâlleri madde metinleriyle ele alıyoruz.
Kanunun ayırdığı iki tehdit
TCK m.106’nın birinci fıkrası iki farklı suç tipi kurar. Ayrım, tehdidin neye yönelik olduğuna bakar.
| Tehdidin konusu | Ceza | Şikayet |
|---|---|---|
| Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle | 6 aydan 2 yıla kadar hapis | Gerekmez — re’sen soruşturulur |
| Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle | 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adlî para cezası | Gerekir — mağdurun şikayeti üzerine |
Pratikte en çok karıştırılan nokta budur. “Seni öldürürüm” ile “işini bitiririm” aynı fıkrada yer alsa da farklı tiplere girer: ilki kovuşturulması şikayete bağlı olmayan, ikincisi şikayete bağlı olan tiptir.
Kadına karşı işlenmesi
Maddeye 12 Mayıs 2022 tarihli değişiklikle bir cümle eklenmiştir: “Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.” Bu ek cümle birinci fıkranın ilk tipine — yani hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdide — ilişkindir ve alt sınırı altı aydan dokuz aya çeker.
Cezayı ağırlaştıran hâller
İkinci fıkra, tehdidin işleniş biçimine bakarak cezayı iki yıldan yedi yıla kadar hapse çıkarır. Bu hâller şunlardır:
- Silahla işlenmesi,
- Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle işlenmesi,
- Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi,
- Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi.
Buradaki sıçrama küçük değildir: alt sınır altı aydan iki yıla, üst sınır iki yıldan yedi yıla çıkar. Nitelikli hâllerin varlığı ayrıca aşağıda göreceğiniz uzlaştırma imkânını da ortadan kaldırır.
4 Haziran 2025 değişikliği
Madde yakın tarihte iki noktada değişmiştir. 4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunun 11. maddesiyle:
- Birinci fıkrada “şikayeti üzerine,” ibaresinden sonra gelmek üzere “iki aydan” ibaresi eklenmiştir. Yani malvarlığına zarar verme veya sair kötülük bildirimine dayanan tehditte hapis cezasına alt sınır getirilmiştir; önceki metinde yalnızca “altı aya kadar” üst sınırı vardı.
- İkinci fıkrada yer alan “beş yıla” ibaresi “yedi yıla” şeklinde değiştirilmiştir. Nitelikli hâllerde üst sınır böylece beş yıldan yedi yıla çıkmıştır.
Bu nedenle Haziran 2025 öncesinde hazırlanmış kaynaklarda nitelikli tehdidin cezası hâlâ “iki yıldan beş yıla kadar” olarak geçebilir. Yürürlükteki üst sınır yedi yıldır.
Şikayet süresi
Şikayete bağlı olan tipte süre kaçırılırsa hak düşer. TCK m.73 uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı bir suçta yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Süre, zamanaşımını geçmemek koşuluyla, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.
İki ayrıntı önemlidir. Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse diğerlerinin hakkı düşmez. Ayrıca şikayete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça, suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür; ancak hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
Uzlaştırma: hangi hâlde devreye girer?
Bu, tehdit dosyalarında sonucu en çok etkileyen kurumdur ve sık yanlış bilinir. CMK m.253, uzlaştırma kapsamındaki suçları sayarken şikayete bağlı suçları genel olarak kapsama alır; ayrıca şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın sayılan suçlar arasında şunu da yazar:
“Tehdit (madde 106, birinci fıkra)”
Bunun üç sonucu vardır:
- m.106/1’in her iki tipi de uzlaştırmaya tâbidir. Hayata yönelik tehdit şikayete bağlı olmasa bile uzlaştırma girişiminde bulunulur.
- m.106/2 kapsam dışıdır. Silahla, birden fazla kişiyle ya da örgütün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenen tehdit uzlaştırmaya gitmez.
- Başka bir suçla birleşme uzlaştırmayı kapatabilir. CMK m.253/3 uyarınca, uzlaştırma kapsamına giren bir suç, bu kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Maddeye 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla eklenen ve 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren cümle bir istisna getirir: birleşen suç önödeme kapsamındaysa, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri yine uygulanır.
Dolayısıyla dosyanın hangi fıkradan yürüdüğü, yalnızca ceza miktarını değil sürecin nasıl sonuçlanabileceğini de belirler. Uzlaştırmanın işleyişi, hakaret suçunun bu kapsamdan çıkarılması ve ön ödeme kurumu için hakaret ve tehdit suçlarında şikâyet, uzlaştırma ve ön ödeme yazımıza bakabilirsiniz.
Tehdit mi, şantaj mı?
İkisi ayrı maddelerde düzenlenir ve ayrım failin ne istediğine bakar. TCK m.107’ye göre şantaj, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya, yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlamaktır; cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır.
Maddenin ikinci fıkrası ise uygulamada en sık karşılaşılan biçimi düzenler ve burada failin bir şeyi yapmaya “hakkı olması” aranmaz: “Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması hâlinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.” Görüntü, kayıt veya yazışmaların yayılacağı söylenerek çıkar sağlanmaya çalışılması bu fıkra kapsamındadır.
Kısaca: tehditte fail bir kötülük yapacağını söyleyerek korkutur. Şantajda ise iki yol vardır — fail ya yapmaya hakkı olan bir şeyi koz yapar (m.107/1) ya da yarar sağlamak amacıyla şeref ve saygınlığa zarar verecek hususları açıklamakla tehdit eder (m.107/2). Belirleyici olan failin bir talebinin bulunmasıdır: karşısındakini bir şey yapmaya, yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlar. Aynı olayda hangi maddenin uygulanacağı sözün içeriğine ve bu talebe göre değerlendirilir. Fail karşısındakini bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya zorluyorsa ve tehdit, onun veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırıyı ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zararı konu alıyorsa fiil yağma suçunu oluşturabilir (TCK m.148/1). Hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanan kişiye ise yalnız tehdit veya kasten yaralama hükümleri uygulanır (m.150/1).
Tehditle birlikte başka suç işlenirse
Maddenin üçüncü fıkrası açıktır: tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da ceza verilir. Yani tehdit bu suçların içinde erimez; cezalar birbirinin yerine geçmez. Kasten yaralamanın güncel cezaları ve uzlaştırma kapsamı için kasten yaralama suçu ve cezası yazımıza bakabilirsiniz.
Bu durumun uzlaştırma bakımından ayrı bir sonucu vardır: birleşen suç uzlaştırma kapsamı dışındaysa ve aynı mağdura karşı işlenmişse, yukarıda görüldüğü üzere tehdit bakımından da uzlaşma hükümleri uygulanmaz.
Sık sorulan sorular
Hangi sözler tehdide girer?
Kanun sözleri tek tek saymaz; neyle tehdit edildiğine bakar. Birinci grup, kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği bildirimidir. İkinci grup ise malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratma ya da sair bir kötülük bildirimidir — “sair kötülük” geniş bir ifadedir ve somut olaya göre değerlendirilir. Sözün ciddiyeti, bağlamı ve mağdurda korku yaratmaya elverişli olup olmadığı birlikte ele alınır.
WhatsApp veya sosyal medya mesajı tehdit sayılır mı?
Kanun tehdidin hangi araçla iletildiğine göre bir ayrım yapmaz; belirleyici olan içeriktir. Buna karşılık iletim biçimi nitelikli hâl bakımından önem kazanabilir: m.106/2, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle ya da imzasız mektupla veya özel işaretlerle işlenen tehdidi ağırlaştırıcı sebep sayar. Mesajlarda ekran görüntüsünün yanında gönderen bilgisi ve tarih verilerinin korunması, ispat bakımından önemlidir.
Tehdit suçu para cezasına çevrilir mi?
Cevap tehdidin tipine göre değişir ve burada sık yapılan bir hata vardır.
Şikayete bağlı tipte (malvarlığı veya sair kötülük) adlî para cezası zaten maddenin kendisinde seçenekli yaptırım olarak yer alır; mahkeme doğrudan adlî para cezasına hükmedebilir. Tekerrür hâlinde ise hapis cezasına hükmolunur (TCK m.58/3). Ancak mahkeme hapis cezasına hükmetmişse, bu ceza artık paraya çevrilemez: TCK m.50/2, “Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez” der. Ceza 2-6 ay olduğu için kısa süreli sayılsa bile sonuç değişmez — m.50/1’deki diğer seçenek yaptırımlar ise gündeme gelebilir.
Şikayete bağlı olmayan tipte (hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit) madde yalnızca hapis öngördüğünden m.50/2 yasağı işlemez. Hükmedilen ceza bir yıl veya daha az ise kısa süreli hapis sayılır (m.49/2) ve TCK m.50 uyarınca — suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler değerlendirilerek — adlî para cezası dâhil seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Kural olarak bu, mahkemenin takdirindedir; ancak TCK m.50/3 uyarınca daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olup fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin bir yıl veya daha az süreli hapis cezası seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
Şikayetten vazgeçilirse dosya kapanır mı?
Yalnızca şikayete bağlı tipte. Malvarlığına zarar verme veya sair kötülük bildirimine dayanan tehditte vazgeçme, kanunda aksi yazılı olmadıkça davayı düşürür. Buna karşılık hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit şikayete bağlı olmadığından vazgeçme tek başına dosyayı kapatmaz; bu hâlde belirleyici olan uzlaştırma sürecinin sonucudur.
Ceza yargılamasının diğer aşamaları ve savunma süreci için ceza hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Bu yazıdaki mevzuat bilgileri 18 Eylül 2026 tarihi itibarıyla günceldir ve genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş değildir. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir. Değerlendirme için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
